“Lazarus” ifadesi, İncil’de İsa tarafından ölümden diriltildiğine inanılan bir kişiye yapılan gönderme olsa da; tıpta bu terim, kişinin gerçekten ölümden dönmesi anlamına gelmez. Burada söz konusu olan, CPR sonrasında kalbin gecikmeli olarak tekrar çalışmaya başlamasıdır.
Lazarus Etkisinin Tıbbi Tanımı
Otoresüsitasyon; CPR’nin sonlandırılmasından sonra, dışarıdan herhangi bir müdahale olmaksızın kalbin tekrar atmaya başlaması olarak tanımlanır. Tipik vaka sıralaması şu şekildedir:
Kişi kalp durması yaşar.
Sağlık çalışanı CPR uygular.
Müdahalenin sonuç vermemesi üzerine kişi klinik olarak hayatını kaybetmiş kabul edilir.
Dakikalar veya nadiren saatler sonra kişi nefes alma, hareket etme veya nabız gibi yaşam belirtileri göstermeye başlar.
Sağlık personeli dolaşımın geri döndüğünü tespit ederek müdahaleye devam eder.
Vakaların büyük bölümünde bu belirtiler, CPR’nin bitiminden sonraki 10 dakika içerisinde ortaya çıkar.
Lazarus Etkisi Ne Kadar Yaygındır?
1982–2018 yılları arasında tıp literatürüne 65 vaka yansımıştır. Bu vakaların 18’inde kişi tamamen iyileşmiştir.
Araştırmacılar bu sayının gerçekte daha yüksek olabileceğini ancak raporlanmadığı için istatistiklere yansımadığını belirtiyor. Vakaların çoğunun 60 yaş üzeri kişilerde görüldüğü biliniyor.
Lazarus fenomeni hem hastane içinde hem de hastane dışında CPR uygulanan kişilerde ortaya çıkmıştır.
Lazarus Etkisinin Olası Nedenleri
Neden tam olarak bilinmese de en güçlü teorilerden biri, CPR sırasında uygulanan solunum nedeniyle akciğerlerde oluşan aşırı hava birikimi (hiperinflasyon) üzerinedir. Bu durum göğüs içi basıncı artırarak kalbe kan girişini engelleyebilir.
CPR kesildiğinde göğüs içi basıncı düşer ve kan tekrar kalbe dolmaya başlar. Bu da kısa süreli bir dolaşımın yeniden başlamasına yol açabilir.
Ne yazık ki dolaşımın geri dönmesi her zaman uzun süreli olmaz ve birçok hasta kısa süre içinde tekrar kaybedilebilir.
Lazarus Etkisi Nasıl Önlenebilir?
Bu fenomen, genellikle erken ölüm beyanı ile ilişkilidir. Bu nedenle araştırmacılar sağlık profesyonellerine şu önerilerde bulunmaktadır:
CPR’nin en az 20 dakika sürdürülmesi
Gereksiz hiperinflasyonu önlemek için dakikada en fazla 12 soluk verilmesi
Defibrilasyon sonrası hemen CPR’yi kesmemek
CPR bittikten sonra en az 10 dakika boyunca hastanın yakın takibi
Bu önlemler hem erken ölüm bildirimi riskini hem de kısa süreli dolaşım dönüşü nedeniyle oluşan karışıklıkları azaltmayı hedefler.
Sonuç
Lazarus etkisi, tıpta ender görülen ancak önemli sonuçları olan bir durumdur. Her CPR uygulamasının ardından dikkatli izlem yapılması, bu tür olayların doğru değerlendirilmesi açısından büyük önem taşır. Ayrıca bireylerin yaşam sonu kararlarını önceden belirlemesi ve sağlık ekibiyle paylaşması, olası karmaşık durumların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

