Kamu görevlileri görev tanımı dışındaki veya hukuka aykırı emirlere karşı ne yapmalı? 657 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki kanunsuz emir hakkının tüm detayları.
Devlet dairelerinde ve kamu kurumlarında görev yapan personeller için en çok tereddüt yaşanan konuların başında, amirler tarafından verilen “görev tanımı dışındaki” emirler geliyor. Kamu görevlilerinin, amirlerinin her talimatını otomatik olarak uygulamakla yükümlü olmadığı mevzuatta açıkça belirtiliyor. Eğer verilen bir emir görev alanının dışındaysa, hukuki ya da mesleki bir risk barındırıyorsa, memurun bu durumu amirine bildirme yükümlülüğü doğuyor.
Kanunsuz Emir Karşısında 657 Sayılı Kanun Ne Diyor?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesi, amir-memur ilişkisindeki yasal sınırları net bir şekilde çiziyor. Kanun hükmüne göre, bir memur aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmeliklere aykırı görürse şu usulü izlemek zorundadır:
Emri Yerine Getirmeme: Memur, mevzuata aykırı gördüğü emri uygulamaz.
Amire Bildirim: Aykırılık durumunu emri veren amire bildirir.
Yazılı Israr Şartı: Amir emrinde esastan haklı olduğunu düşünüyor ve ısrar ediyorsa, bu emrini yazılı olarak yenilemek zorundadır.
Sorumluluk Amire Geçer: Emir yazılı olarak yenilenirse memur emri yerine getirir; ancak bu durumda doğacak tüm hukuki ve mali sorumluluk emri veren amire ait olur.
Suç Teşkil Eden Emirler: Konusu açıkça suç teşkil eden bir emir, amir tarafından yazılı olarak verilse dahi hiçbir suretle yerine getirilemez. Yerine getiren memur sorumluluktan kurtulamaz.
Görev Tanımı Dışında Sözlü Talimat Alan Memur Ne Yapmalı?
Görev tanımı dışında bir iş yapması istenen kamu görevlisinin sergileyeceği tutum, keyfi bir karşı çıkış olmamalıdır. Memur, söz konusu talimatın görev tanımıyla ve mevzuatla bağdaşmadığını yazılı veya kayıt altına alınabilir bir yöntemle bildirmelidir.
Kamu çalışanları; kendilerine verilen görevin hangi mevzuata dayandığını, ne kadar süreyle geçerli olduğunu, hangi zorunluluktan kaynaklandığını ve olası bir olumsuzlukta sorumluluğun kime ait olacağını bilme hakkına sahiptir. Bu bağlamda, idari işlemin belirli ve denetlenebilir olması adına yazılı emir veya yazılı görevlendirme talep etmek en doğal haktır.
Sağlık Sektöründe Yazılı Emir Neden Daha Kritik?
Özellikle mesleki yetki sınırlarının keskin olduğu, hasta güvenliğinin birinci öncelik taşıdığı ve doğrudan cezai sorumluluk doğurabilecek sağlık hizmetleri gibi alanlarda yazılı görevlendirme talebi çok daha büyük bir önem arz ediyor. Yetkisi ve eğitimi dışındaki bir işi sözlü talimatla yapan sağlık personeli, telafisi imkansız hukuki sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.
Yazılı Emir İstemek Disiplin Suçu Mudur?
Mevzuata uygun hareket ederek, görev tanımı dışında kalan ve yazılı dayanağı olmayan bir sözlü talimata karşı yazılı emir istemek kesinlikle bir “emre itiraz” veya “itaatsizlik” değildir. Aksine bu durum, 657 sayılı Kanun’un memura tanıdığı yasal bir güvencenin işletilmesidir. Dolayısıyla, sadece yazılı görevlendirme talep ettiği gerekçesiyle bir kamu görevlisine disiplin cezası verilmesi tamamen hukuka aykırıdır.

