Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK), Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından memur, memur emeklisi ve sözleşmeli personel için kararlaştırılan %11, %7 (2026) ve %5, %4 (2027) oranındaki zamlara karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) önünde ses getiren bir protesto gerçekleştirdi.
📉 Bıçak Kemiğe Dayandı: Yoksulluk Sınırının Altında Yaşam Mücadelesi
DMK Genel Başkanı Osman Kaya, yaptığı açıklamada toplu sözleşme masasının “hezimetle” sonuçlandığını belirterek, milyonlarca kamu çalışanının yoksulluk sınırının altında bir yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. Kaya, memurun kirasını, faturasını ve çocuklarının okul masraflarını ödemekte zorlandığını belirterek, hayal kırıklığıyla kalkılan toplu sözleşme masası yerine artık gözlerinin Millet Meclisi’nde olduğunu dile getirdi.
Başkan Kaya, “Bugün memur için, öğretmen için, hekim için… bu devletin yükünü omuzlayan her bir kamu çalışanı için TBMM’yi kamu çalışanlarının hakkını vermeye, mağduriyetlerini gidermeye davet ediyoruz. Kamu çalışanlarımız yoksulluğun değil; refahın tarafında olmalıdır. Bu nedenle açıkça söylüyoruz: Memura ek zam şarttır!” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, hayatını devlete adamış memur emeklilerinin de açlık sınırında hayata tutunmaya çalıştığını belirterek, emeklilere gecikmeksizin uygulanacak seyyanen zammın artık bir zorunluluk olduğunu kaydetti.
👕 İcralık Memur Canlandırması: Pijamalarla Tepki
Basın açıklamasının ardından Konfederasyon üyeleri, icralık olan memurlar ve memur emeklilerinin durumunu canlandırdı. İcra memurunu oynayan üyelerden icra kağıtlarını alan memur temsilcileri, “Bir canımız var, canımızı alacaksınız. Bir ceketim var Sayın memurum. Al ceketimi al” diyerek ceketlerini, gömlek ve kravatları ile pantolonlarını çıkardı.
Altlarında kalan çizgili pijamalarla yoksulluğa dikkat çeken üyeler, kamuoyuna bu çarpıcı mesajı iletti. Soyunan bir memur temsilcisi, “Memurun hali ortada, 41. yılımı çalışıyorum, bu hale mi düşecektim, emekli olmaya da korkuyorum” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Eylem, memurların yaşadığı ekonomik sıkıntıyı ve icra tehlikesini dramatize ederek, ek zam talebinin aciliyetini gözler önüne serdi.

