Tıp dünyasında 2025 yılı, önleyici hekimlikten ileri tedavilere kadar geniş bir yelpazede çığır açan araştırmalara sahne oldu. Prof. Dr. Güner Sönmez, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, bilimsel literatürde öne çıkan ve sağlık politikalarını doğrudan etkileme potansiyeline sahip en önemli 10 tıbbi araştırmayı kamuoyuyla paylaştı.
Paylaşılan çalışmalar, özellikle nörolojik hastalıklar, kanser tedavileri, diyabet ve bağışıklık sistemine yönelik yenilikçi yaklaşımlar açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Prof. Dr. Güner Sönmez’in aktardığı 2025’in öne çıkan araştırmaları şu şekilde sıralandı:
Zona aşısı yaptıran bireylerde bunama riskinin %20–33 oranında daha düşük olduğu, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları riskinin de azaldığı belirlendi.
Beynin doğal lityum depolarının yenilenmesinin, Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etki sağlayabileceği ortaya kondu.
Tip 1 diyabetin en ağır formuna sahip 12 hasta üzerinde yürütülen çalışmada, tek seferlik kök hücre tedavisiyle 10 hastada tam iyileşme sağlandı.
Gebelik süreci ve doğum sonrası ilk iki yılda şeker tüketimini kısıtlayan annelerin çocuklarında, Tip 2 diyabet riskinin %35 daha düşük olduğu tespit edildi.
Pankreas kanseri tedavisi için geliştirilen mRNA temelli aşı, 16 hastanın 8’inde uzun süreli bağışıklık yanıtı oluşturdu.
Kalın bağırsak ve rektum kanseri hastalarında, belirli genetik mutasyonları taşıyan bireylerde düşük doz aspirin kullanımının, kanserin tekrarlama riskini %50–55 oranında azalttığı belirlendi.
Kemoterapi sürecinde günlük 2.000 IU D vitamini alan menopoz sonrası meme kanseri hastalarında, tümörün tamamen yok olma oranının %24’ten %43’e yükseldiği görüldü.
Tip 2 diyabet tedavisinde yaygın olarak kullanılan metforminin, yalnızca kan şekeri kontrolü sağlamakla kalmayıp yaşam süresini uzatıcı etkileri olabileceği ortaya kondu.
Otoimmün hastalıkların tedavisinde CAR-T ve CAR-NK hücre tedavileri, umut vadeden yeni nesil yaklaşımlar arasında yer aldı.
Günde tek doz kullanılan zayıflama hapı geliştirildi; ayrıca GLP-1 agonisti ilaçlar üzerine yapılan çalışmaların etkileyici sonuçlar verdiği bildirildi.
Uzmanlar, bu araştırmaların önümüzdeki yıllarda klinik uygulamalara yön vereceğini, özellikle kronik hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde sağlık sistemlerinde paradigma değişikliği yaratabileceğini değerlendiriyor.

