Kamu kurumlarında görev yapan personeller arasındaki unvan, liyakat, sorumluluk ve buna bağlı mali hak farklılıkları, son dönemde dijital platformların en sıcak tartışma maddesi haline geldi. Özellikle ağır merkezi sınav (KPSS) aşamalarından geçerek, yükseköğrenim şartıyla imza ve idari sorumluluk üstlenen memurlar ile sınavsız veya kura usulüyle sürekli işçi (4/D) kadrosuna geçen çalışanların gelir seviyeleri karşı karşıya getiriliyor. Son olarak sosyal medyadaki “kamu_isci_haber” platformunun, Temmuz dönemi memur maaş projeksiyonlarını içeren bir infografik yayımlayarak taban ücret iyileştirmesi talep etmesi, kamuoyunda “Kamu işçisinin gözü uzman doktor maaşında mı?” eleştirilerini ve geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi.
İşçi Sayfasının Paylaştığı O Dikkat Çeken Maaş Listesi Söz konusu platform tarafından yayımlanan infografikte , Temmuz ayı enflasyon tahminleri doğrultusunda memur unvanlarının ulaşacağı en üst sınır rakamları listelendi. İşçi sayfalarının kendi taban ücret artış taleplerine zemin hazırlamak adına yayımladığı o maaş öngörüleri şu şekilde sıralandı:
Uzman Doktor: 171.949 TL
Profesör: 154.421 TL
Mühendis: 109.976 TL
Şube Müdürlüğü: 107.892 TL
Avukat: 102.879 TL
Polis Memuru: 93.299 TL
Uzman Öğretmen: 92.843 TL
Düz Memur / Hemşire / Öğretmen: 83.000 TL ile 85.000 TL Bandı
En Düşük Memur Maaşı Projeksiyonu: 85.744 TL
“Aynı Hizmetin Parçasıyız” Diyerek En Üst Sınırı Örnek Gösterdiler
Kamu işçilerinin haklarını savunan hesaplar, artan yaşam maliyetlerini ve enflasyonu gerekçe göstererek, en düşük memur maaşı sınırının bile üzerinde mali haklar talep ediyor. Paylaşılan görselde, “Aynı kurumda aynı hizmetin parçasıyız! Adil ücret istiyoruz” denilerek, hiyerarşik yapı ve unvan farkı gözetilmeksizin tüm kamu çalışanlarının taban ücretlerinin “insanca yaşamaya yetecek” seviyelere çekilmesi ve vergi adaletinin sağlanması gerektiği iddia ediliyor.
Kamuoyundan ve Memur Sendikalarından Sert Tepki:
“Liyakat ve Sınav Şartı Unutulmamalı” İşçi platformlarının en üst seviyedeki uzman doktor ve profesör maaşlarını referans göstererek yürüttüğü bu kampanya, devlet memurları ve birçok sendika tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Tepki gösteren kesimler; dönemsel olarak tediye ve ikramiye ödemeleri de dahil edildiğinde bazı kamu işçilerinin, kuruma yeni giren mühendis, hemşire, öğretmen ve hatta araştırma görevlilerinden zaten daha yüksek net gelir elde ettiğine dikkat çekiyor. Sınav şartı olmadan istihdam edilen personellerin, tıp fakültesi mezuniyeti, uzmanlık eğitimi ve doğrudan insan hayatına dair cezai/hukuki imza sorumluluğu taşıyan uzman doktorların maaş seviyelerini kıyas malzemesi yapması “çalışma barışını bozucu bir talep” olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, kamuda ücret dengesi planlanırken eğitim düzeyi, liyakat, sınav başarısı ve üstlenilen risklerin mutlak surette ana kriter olması gerektiğinin altını çiziyor.


