Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Analık İzni 24 Haftaya Çıktı: Sözleşmeli Personel Yine Kapsam Dışı mı Kaldı?

1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle analık izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı. Ancak düzenlemenin memur, işçi ve TSK personelini kapsayıp “Sözleşmeli Personel Esasları”nda yer almaması, binlerce sözleşmeli çalışanı mağduriyet endişesiyle baş başa bıraktı.

1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle analık izni

Türkiye’de aile dostu politikalar kapsamında atılan dev adım, beraberinde “statü farkı” tartışmalarını da getirdi. 1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile kadın çalışanların analık izni süresi 16 haftadan 24 haftaya yükseltildi.

Hangi Kanunlar Değişti? Yeni hak tanımlaması;

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,

  • 4857 sayılı İş Kanunu,

  • 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, üzerinden ilgili maddelere eklenerek yürürlüğe girdi.

Sözleşmeli Personel Unutuldu mu? Gazeteci Edip Üzen’in sosyal medya üzerinden dikkat çektiği üzere; sekiz haftalık ilave izin hakkının, sözleşmeli istihdamın temel dayanağı olan “Sözleşmeli Personelin Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” metnine eklenmemiş olması büyük bir soru işareti yarattı. Mevcut durumda, sözleşmeli personelin bu haktan yararlanıp yararlanamayacağı belirsizliğini koruyor.

“Yarım Zamanlı Çalışma” Tecrübesi Tekrar mı Ediyor? Benzer bir kriz 2025 yılında yarım zamanlı çalışma hakkı düzenlemesinde de yaşanmıştı. O dönemde hak sadece (4/A) kapsamındaki memurlara tanınmış, sözleşmeli personel ise ancak uzun uğraşlar ve ek düzenlemeler sonrası sürece dahil edilebilmişti.

Uzmanlar Uyarıyor: “Parçalı Yapı Çalışma Barışını Bozar” Kamu personel rejiminde son yıllarda ağırlık kazanan sözleşmeli modeline rağmen, özlük haklarındaki bu tür “unutulmalar” veya “eksik bırakılmalar”, aynı çatı altında benzer görevleri yapan çalışanlar arasında yapısal eşitsizliklere yol açıyor. Uzmanlar, kamu hizmetlerinde verimliliğin korunması ve çalışma barışının tesisi için acilen kapsamlı bir mevzuat uyumlaştırması yapılması gerektiğini vurguluyor.

Şimdi gözler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sözleşmeli personeli bu kapsama alacak ek bir düzenleme yapıp yapmayacağına çevrilmiş durumda.