Toplu Sözleşme’nin ve Toplumsal Sözleşme’nin Güçlü Paydaşıyız
Metin Memiş

Toplu Sözleşme’nin ve Toplumsal Sözleşme’nin Güçlü Paydaşıyız

 

Malum olduğu üzere, kısa süre önce sonuçlandırdığımız 2012 yılı toplu sözleşme gö­rüşmeleriyle kamu sendikal tarihinde yeni bir döneme adım atmış bulunuyoruz. Yeni dönemin ilk toplu sözleşme görüşmelerinde hizmet kolu­muzda bulunan 400 bini aşkın sağlık ve sosyal hizmet çalışa­nı adına yeni kazanımlar elde etmek için, Sağlık-Sen yetkili sendika olarak çalışanları en üst düzeyde temsil etmenin haklı gururunu hep birlikte yaşıyoruz.

 

Bu döneme, başta Memur-Sen Konfederasyonu olmak üzere, Sağlık-Sen’imizin ve Memur-Sen’e bağlı sendikala­rımızla birlikte yaptığımız mü­cadelelerle hangi zorlu yollar­dan, nasıl geçerek geldiğimizi, gerek sözlü, gerekse de sizlerle paylaştığımız kurumsal yayın­larımızda da dile getirmiştik.

 

Elbette ki, Türkiye’nin de­mokratikleşmesinde fikir ve aksiyon birliğine sahip bir sivil toplum örgütü olarak, kamu çalışanları için kazandığımız Toplu Sözleşme Hakkı bir bü­yük mücadelenin sonucu ve kamu çalışanları adına önemli bir dönüm noktasıdır.

 

Tüm bu gelişmeler ışığın­da genel bir çerçeve çizersek; 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası ile sendikal haklarımızın, 1960, 70 ve 80 darbelerinin kalıntısı ve 28 Şubat uzantısı dayatmacı yasa ve düzenlemelerle milletimi­zin canına okuyan militarist yaklaşımlar ve anti-demok­ratik uygulamaların bertaraf edilmesinde ülke genelinde toplumsal sorumluluğun güç­lü paydaşı olduk.

 

Bu bağlamda, ‘demokra­si ve özgürlükler’ konusun­da ‘Ortak Akıl Mitingleri’yle üyelerimiz ve milletimiz adı­na aldığımız inisiyatifi, yine kararlı duruşumuzdan taviz vermeden, 12 Eylül 2010 re­ferandumuna ‘Evet’ diyerek perçinledik ve Türkiye’mizin demokratik yarınlarına giden yolunun üzerindeki “çakıl taşlarının” temizlenme­sine öncülük ettik. Bu öncü duruşumuz, mil­letimiz, ‘toplumsal sözleşme’si olan yeni sivil bir Anayasa’ya kavuşuncaya kadar da aynı samimiyet ve kararlılıkla de­vam edecektir.

 

Eğer bugün Kamu Sendi-kacılığı’nda sade­ce görüşmeye dayalı bir kara dönem kapanıp, artık “toplu sözleşmeye” dayalı bir yeni dönem açılmışsa.. Eğer bugün Türkiye ‘derin’ suskun­luklarından yavaş yavaş kur­tulmaya devam ediyorsa, bu hiç kuşku yok ki, sendikamızın da içinde bulunduğu Memur-Sen’in ve bütün teşkilatlarının toplumsal sorumluluk bilin­ciyle yüreklerini ortaya koya­rak kazandığı zaferi ve eseri­dir.

 

Destan okumak başka, ‘destan yazmak’ başkadır. Çünkü destanlar, kolay ya­zılmaz, kolay kolay da yazı­lamaz… Yazmak; emek ister, donanım ister, sabır ister… Parlak zihinler, engin görüş açıları ister… Vatanın selame­tini, milletin huzur ve refahını önceleyen dopdolu yürekler ister… Destanları, ancak ve ancak kolları tüm insanlığı kucaklayacak kadar açık, ‘der­dini seven’ ‘kahramanlar’ ya­zar…

 

Dolayısıyla bugün, Kamu sendikal hareketi, çalışanına da, temsilcisine de fayda ver­mez, mücadele ruhu olmayan, çözümsüzlük üzerine örülmüş, deyim yerindeyse posası çık­mış ‘slogan sendikacılığı’ndan; emeğin ve ekmeğin, demokra­si ve özgürlüklerin kontrolünü ‘paşa gönüllerine göre’ elle­rinde tutanların ‘prangaların­dan’ kurtulmuşsa, evet bu bir aydınlık davaya inanmış ve adanmışların işidir.

 

Hep birlikte inanarak mücadele ettik ve başar­dık…

 

Sağlık-Sen olarak, anlaşmazlıkla sonuç­lanmasına rağmen, toplu sözleşme ma­sasına taşıdığımız ve elde ettiğimiz ta­leplerimizle birlikte, masada görüştüğümüz ancak mutabakat met­nine yansıtılmayan talep­lerimizin önemli bir kısmını da Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nda gündeme getirdik, Konfederasyonumuzun orta­ya koyduğu genel tavır çerçe­vesinde, ‘şerh’ koyarak imzala­dığımız mutabakat metninde yer almasını sağladık.

 

Buna göre, Sağlık ve Sos­yal Hizmet Çalışanları’nın hak ve talepleri ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından, çalışanlarımızın mali ve sosyal hakları açısından ağır çalışma şartlarının iyileştirilmesine yö­nelik her gün bir yenisi ekle­nen genelge ve düzenlemeler, Sağlık-Sen’in, toplu sözleşme masasındaki, işte bu kararlı ve ısrarcı tutumunun çalışma ha­yatına yansımasının büyük bir örneğidir.

 

Sonuç olarak, sağlık siste­mindeki sorunlardan, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunlarına her alanda gün­demi belirleyen, üretken bir sendikal anlayış içinde hareket eden Sağlık-Sen, 175 bine ula­şan üye sayısıyla, bundan son­ra da sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunlarının çö­zümüne katkı sunarak, sonuç odaklı sendikal mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Saygılarımla…

Yorum Yaz...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uçak ambulans sayısı 4'e çıktı
Uçak ambulans sayısı 4'e çıktı
81.Dönem DHY Münhal kadrolar yayımlanmıştır
81.Dönem DHY Münhal kadrolar yayımlanmıştır