Aykut Işıklar Acil Servis'e hasta götürdünüz mü?
Advert
Acil Servis'e hasta götürdünüz mü?
Aykut Işıklar

Acil Servis'e hasta götürdünüz mü?

Üstelik bu olay, her zamanki gibi Acil Servis'te yani insanların heyecandan kendini kaybettiği bir ortamda yaşanmadı. Heyecanın daha az olduğu bir ortamda, hasta odasında oldu. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3. Dahiliye Kliniği'nde sabah vizitine çıkan Doç. Dr. Refik Demirtunç, bir kadın hastanın odasında izinsiz refakatçi gördü. Hemen dışarı çıkmasını söyledi. Dediğine göre de bunu çok kibarca yaptı. Ancak refakatçinin yanıtı sert oldu. Doktora saldırıp, yüzünü gözünü parçaladı. Doktor, polise başvurdu, gerekli yasal işlemler yapıldı. Şimdi konu mahkemelik.

Hatırlarsınız daha geçen hafta, bu tür saldırılar gündemin tepesindeydi. Ülkemizin dört bir yanında görev yapan sağlık personeli, hasta yakınlarını protesto etmişti. Gazeteler de onlara ellerinden geldiğince destek olmuştu. Sadece doktorların düşüncesi gazete sayfalarına yansımıştı ama Acil Servis'te bir hasta yakınının adeta çıldırıp da doktora neden saldırdığı deşilmemişti. Eminim pek çok kişi, özellikle Acil Servislerde buna benzet olay yaşadı veya gördü. Hele güvenlik elemanları 'Ben belayım' der gibi yaklaşır insana...

Gazeteler, "Bizi hayata yeniden kavuşturan insanlara uzanan eller kırılsın. Doktorlarımızı bu vahşi insanlardan koruyalım. Kahrolsun maganda hasta yakınları" diye başlıklar atmışlardı. Lakin, "Doktorlar biraz daha kibar olamaz mı, hasta yakınlarına anlayışlı davranamaz mı" diye soran çıkmadı. TV'ler madalyonun bir yüzünü göstermişti.

İnsanın insana kaba kuvvet kullanması sadece hastanelerde değil, hiçbir yerde kabul edilemez. Nerede olursa olsun, kim yaparsa yapsın çok iğrenç ve ilkel bir davranış. Asla onaylanamaz. Hele doktorlara karşı yapılan fiziki saldırılar. Doktorlar gerçekten çok özel insanlar, kutsal bir görev yapıyorlar...

Her şeyin bir nedeni vardır

Buraya kadar aynı şeyleri düşünüyoruz değil mi? Şimdi hasta yakınlarının gözüyle bakalım. Çok sevdiğiniz anneniz, babanız, eşiniz, çocuğunuz veya komşunuz kendini kaybetmiş halde yanınızda yatıyor. Öldü mü yoksa ölecek mi, diye bakarken aklınıza bin türlü kötü düşünde geliyor. Hastaneye getirmişsiniz ve biran önce kurtulmasını istiyorsunuz. O sırada beyaz önlüklü herkesi kurtarıcı melek gibi görüyorsunuz. Ama o beyaz önlüklü bu sahneye alışkınsa, sizin duygularınızı paylaşmıyorsa, yani umursamayıp ağırdan alıyorsa veya "Bekle sırada başka hasta var" derse... Yakınınız gözünüzün önünde, üstelik hastanenin Acil Servisinde ölüyorsa, ne yaparsınız? Hâlâ çok kibar mı kalırsınız? Ayıp olmasın diye susar ve yakınızı ölsün diye bekler misiniz? Hasta yakını olmak başlı başına bir hastalık... Eminim psikologlar ne olduğunu biliyordur. Biraz sesiniz çıkınca, doktordan azar işitirseniz, hele o kendini inzibat sanan güvenlik tepenize dikilirse... Onların çoğu insanları ve olayı sakinleştirmek için değil, adam dövmek için bekleyen, bahane arayan tipler. Güvenlik denilen kişilerin hasta yakınlarına nasıl davrandıklarını çok gördüm.

Doktorlar hasta yakınlarına böcek muamelesi yaparsa, zaten tepesi atmış insana bağırıp çağırırsa, herkesin içinde hakaret ederse, o zaman olacakları da düşünmek zorunda... Yakını inleye inleye can çekişirken kimse medeni insan olamaz... Doktorlar da fakir hastaların böcek olmadığını bilmeliler...

 

BUGÜN GAZETESİ

rokettube rokettube q7 zayıflama hapı maurers fx15 geciktirici krem viga geciktirici sprey bayan azdırıcı damla kamagra jel cialis hapı porno astropay

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
697 sayılı KHK yayımlandı göreve iade tam listesi
697 sayılı KHK yayımlandı göreve iade tam listesi
697 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığından İhraç Edilen Personellerin Listesi
697 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığından İhraç Edilen Personellerin Listesi