24 Kasım Mesajı
Doktor ve hemşire açığı!
Çağrılar artıyor, 112 personel yetersizliği devam ediyor
2014/2 KPSS Tercihlerde Bunlara Dikkat!
Memurlar ek iş yapabilir mi?

Ankara'ya hekimsiz sevk edilen İrem Yağcı olayında Yüksek Sağlık Şurası raporunu hazırladı

Beyin kanaması geçirdiği halde, mantar zehirlenmesi tanısı konulan ve 6 saatlik gecikmeyle Ankara'ya hekimsiz sevk edilirken yolda yaşamını yitiren 12 yaşındaki İrem Yağcı'nın ölümüyle ilgili Yüksek Sağlık Şurası'nın raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, "Kanama tanısı doğru konulmuş olsaydı kurtulma ihtimali olabilirdi" denildi.


Ankara'ya hekimsiz sevk edilen İrem Yağcı olayında Yüksek Sağlık Şurası raporunu hazırladı
Bu haber 20 Mayıs 2012, Pazar 01:13 tarihinde eklendi. 14465 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yazdır Paylaş
ATTyiz.biz Google Özel Arama
Beyin kanaması geçirdiği halde, mantar zehirlenmesi tanısı konulan ve 6 saatlik gecikmeyle Ankara'ya hekimsiz sevk edilirken yolda yaşamını yitiren 12 yaşındaki İrem Yağcı'nın ölümüyle ilgili Yüksek Sağlık Şurası'nın raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, "Kanama tanısı doğru konulmuş olsaydı kurtulma ihtimali olabilirdi" denildi.
 

Zonguldak 30 Kasım 2009’da henüz 11 yaşında yaşamını kaybeden İrem Yağcı’nın ölümüyle sarsılmış, ailenin şikayetinden yola çıkan Pusula, İrem Yağcı’nın ölüm olayında yaşanan seri ihmalleri tek tek ortaya koymuştu.

 

 

Üzülmez İlköğretim Okulu 7'nci sınıf öğrencisi İrem Yağcı, 30 Kasım 2009'da bulantı, kusma ve baygınlık şikayetiyle ailesi tarafından önce Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. İrem Yağcı’ya bir süre teşhis konulamadı. Acil serviste görevli Dr. Pınar Menderes Turhan, İrem Yağcı'nın mantar yediğini söylemesi üzerine 'mantar zehirlenmesi' şüphesiyle tedavi uyguladı ve başka bir hastaneye sevkine karar verdi. Ancak İrem’in Ankara’ya sevki kolay olmadı.

 

 

İlk gecikme hastanede yaşandı. Sevk sırasında ise, önce ambulans bulunamamış sonrasında ise başka bir ambulansın stepnesi sökülmeye çalışılmış ama başarılamamıştı. Benzer ihmaller sonunda sevk kararından 6 saat sonra ambulansla Ankara Sami Ulus Çocuk Hastanesi'ne doğru yola çıkarılan İrem Yağcı’nın bulunduğu ambulansta hekim bulunma şartı olmasına karşın hekim yoktu.

 

 

Olayda yaşanan başka bir skandal ise görevlendirilen hemşirenin 7 aylık hamile olmasıydı. Devrek’te alış veriş için durduğu anlaşılan ambulans Bolu'nun Gerede İlçesi yakınlarına geldiğinde İrem fenalaştı. Gerede Devlet Hastanesi'ne kaldırılan İrem, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Hastanede görevli doktorun ölümünü şüpheli bularak Adli Tıp Kurumu'na sevk ettiği İrem Yağcı'nın yapılan otopsisinde mantar zehirlenmesi bulgusuna rastlanmadı.

 

 

İrem'in, 'beyincik içi kanaması' sonucu öldüğü saptanmıştı.

Ölüm olayının hemen ardından seri ihmaller üzerine bir araştırma yapan Pusula, ihmaller serisini gündeme taşımıştı.

Pusula’nın, olayda seri hatalar yaşandığı yönündeki haberler ve ortaya koyduğu iddialar sonrasında, dönemin CHP Milletvekili Ali Koçal, konuyu Meclise taşımış, kürsüden seslendiği Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan olayın araştırılmasını istemişti.

 

 

Ailenin şikayeti sonucu Zonguldak Valiliği İl İdare Kurulu'nun onayı ile başlatılan idari soruşturma sonunda olayda ihmalleri saptanan 2'si doktor 6 sağlık personeli hakkında, 'Taksirle ölüme neden olmak' suçlamasıyla 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Dr. Pınar Menderes Turhan, ilk duruşmadaki savunmasında suçlamayı kabul etmemişti. Hastanın acil serviste takip altındayken 2 kez kustuğunu ve baş ağrısından şikayet ettiğini belirten Dr. Turhan, "Hasta ve yakınlarını kafa travması açısından sorguladığım halde, 'hayır' cevabı aldım. Baş ağrısı, mantar zehirlenmesinin nörolojik bulguları arasında olduğundan, fiziki muayene ve laboratuvar tahlilleri de intakranial bir hastalığı düşündürmediği için beyin tomografisi istemedim" demişti.

 

 

Dr. Turhan, hastanın, bilinci açık, tüm yaşamsal bulguları normal sınırlarda ambulansa bindirilerek sevk edildiğini de ileri sürmüştü. Diğer sanıklar da savunmalarında suçlamaları kabul etmemişti

 

 

 

2'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nin geçen yıl 17 Mayıs'taki duruşmasında, sanıkların olaydaki kusur durumlarına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosyanın Yüksek Sağlık Şurası Başkanlığı'na gönderildi.


KRİTİK RAPORDA NELER VAR

İrem Yağcı’nın ailesi ve ihmali bulunduğu ileri sürülen isimler tarafından merakla beklenen Yüksek Sağlık Şurası'nın 4 sayfadan oluşan raporu, mahkemeye ulaştı. Yüksek Sağlık Şurası'na üye 12 profesörün imzası bulunan raporda, İrem Yağcı'yı ölüme götüren ihmallere yer verildi.

 

 

Dr. Pınar Menderes Turhan'ın, İrem Yağcı'ya, mantar zehirlenmesi şüphesi ile acilen kan diyalizine girmesi yönünde yanlış teşhis koyduğu, sevk ederken ambulansta doktor görevlendirmediği, 12.00'de sevk kararı vermesine rağmen, sevk edildiği 18.05'e kadar kadar acil serviste tuttuğu hastaya herhangi bir tıbbi takip, tedavi ve müdahale uygulamadığı belirtildi.

 

 

Acil Tıp Teknisyeni 7 aylık hamile Kısmet Kaya'nın, sevk sırasında ambulansta hastanın yanında bulunması gerekirken, şoför mahalinde oturduğu ve hastanın tıbbi durumunu izlemediği, müdahalede bulunmadığı, 112 Komuta Merkezi'nde görevli sağlık memurları Orhan Altundağ, Dursun Basançelebi ve Acil Tıp Teknisyeni Mehtap Açıkgöz'ün ise hastanın sevk edileceği hastaneyi saat 15.10 civarında gecikmeli olarak bulabildikleri belirtildi.

 

 

Bu olayın ardından 112 Acil Hizmetler Başhekimliği görevinden ayrılarak Soğuksu Semti'ndeki Aile Hekimliği'nde göreve başlayan Dr. Kemal Koban'ın ise ambulansın stepnesindeki soruna rağmen başka bir ambulans görevlendirmeyerek yetkisi dahilinde bir çözüm bulmadığı ve hasta naklinde gecikmeye neden olduğu ifade edildi.

HASTAYI KABUL ETMEYEN TIP FAKÜLTESİ DE KUSURLU BULUNDU
Olayın ardından Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin yeri olduğu halde İrem Yağcı’yı kabul etmediği ileri sürülmüş üniversiteden yapılan açıklamada ise hastanın yer olmadığı için kabul edilmediği belirtilmişti.

Raporun sonuç bölümünde op dönemdeki ismi Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi olan Bülent Ecevit Üniversitesi’nin de kusurlu bulunması dikkat çekiyor.

 

 

 

"Dosyadaki bilgi, belge ve bulgular değerlendirildiğinde, kanama tanısı doğru konulmuş olsaydı, beyin ve sinir cerrahisi tarafından ameliyat edilebilir, kurtulma ihtimali olabilirdi. Altta yatan patolojinin vasküler olabileceği, uygun bir müdahale ile hematomun (doku içinde biriken kan) boşaltılabileceği ve hastanın bundan yarar görebileceği anlaşılmaktadır" denilen raporun sonuç bölümünde olaya adı karışan isimlerin ihmalleri de tek tek açıklamaları olarak belirtiliyor.

 

 

Raporda, 112 Komuta Merkezi'nde görevli Başhekim Dr. Kemal Koban, sağlık memurları Orhan Altındağ, Dursun Basançelebi ve ATT Mehtap Açıkgöz, hastanın sevkinin temini, ATT Kısmet Kaya ise hastaya eşlik etmediği ve izlemediği gerekçesiyle kusurlu bulundu. Raporda, yer olmadığı gerekçesiyle hastayı kabul etmediği ileri sürülen Bülent Ecevit Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin de bu açıdan kusurlu olduğu vurgulanıyor.

 

 


Müfettişlerin hastanede yaptıkları uzun süreli denetimlerin ardından raporunu  hazırlayan Yüksek Sağlık Şurası'nın ortaya koyduğu verileri değerlendirecek olan mahkemenin yargı sürecini nasıl işleteceği merak ediliyor.

 

 

Bu raporun ardından olayda ihmali görülen isimlerin ceza alma ihtimallerinin yüksek olduğu belirtiliyor.


 

Haber Kaynağı : http://www.pusulagazetesi.com.tr




GÜNDEMDEKİ DİĞER HABERLER

Abonelik
BU AY EN ÇOK OKUNANLAR
Sitemizde Sağlık Haberleri Dışında Hangi Haberlerin Paylaşılmasını istersiniz?
Teknoloji
Ekonomi
Spor
Magazin
Otomobil
Sağlık Haberleri Dışında Haber Paylaşılmasın
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
PageRank Checker